Oceanvs Orientalis: 2000’ler pop’unun yapış yapış aşkları pek bir şey koyamadı masaya

0
222

Sonar İstanbul 2020‘de de sahne alacak olan Oceanvs Orientalis ile festival öncesi yeni işleri, pop ve elektronik müzik üzerine lafladık. 

Grafik tasarımcısı olarak çalışırken şimdi hepimizin bayıldığı bir müzisyen oldun. Nasıl cesaret ettin buna?
 Manyaklıkla gözu karalık arasında bir yerde yaşadim hayatımı hep. İçinde bulunduğum şartlara bağlı kalmadan elimden geldiği kadar ne istediysem yaptım. Bunda annemin desteğinin büyük bir yeri var. Sanırım insan korkularını bir kenara bırakıp kararlarının peşinden gittiğinde, aldığın kararın delilik seviyesiyle doğru orantılı olarak daha çok sorumlu hissediyorsun kendini. Sadece “Ben sana demiştim” bakışlarını yanıltmak için bile daha çok çalışıyorsun. En azından bana böyle oldu.

Elektronik müzik dünyayı ele geçirdi sanki. İstanbul’da da gece dans etmeye gittiğinde neredeyse tüm mekanlar elektronik müzik çalıyor. Pop öldü mü, ne dersin?
Her dönemin pop’u, o dönemin dinamiklerini yansıtır ve bu belli zamanlarda değişir. Ülkemizdeki 80’ler ve 90’lar pop’un deneysel, ilham verici ve müthiş çeşitliliğinin ardından 2000’ler pop’unun yapış yapış aşkları zaten pek bir şey koyamadı masaya. Türkiye özelinde bir 2010’lar pop akımından bahsetmek doğru olur mu onu bile bilmiyorum. Var olan şeyler o 2000’lerden alışık olduğumuz süregelen bir yankısıydı. Buradan pop kültürünün ve müziğin sürekli şekil ve içerik olarak değiştiğini anlıyoruz.
Pop bir müzik türü değil, bir müzik türünün ana kım medya ve insanlar tarafından kabule dilmesiyle oluşan bir kavramdır. Bu anlamda elektronik müzik de pop olacaktır. Zaten geçtiğimiz on yılın birçok pop şarkısına önce Euro Trance daha sonra EDM ve türevi elektronik müziklerin altyapıları eşlik etti. Bizim bildiğimiz daha sakin, daha az sözlü, daha içerikli elektronik müzikler de bir noktada fençlerin dinlediği en genel müzik tarzları olmaya başlayabilirler ama bundan da önceli pop kültürü HipHop ve türevleri olacaktır. Zaten neredeyse öyledir de.

Sonar’da  senden duyacağımız yeni şeyler var mı?
Evet, hatta eski bir şey yok. Konserde uzun zamandır üzerinde çalıştığım, evrenin ve insanin 13.5 milyar yıllık hikâyesini 10 şarkı ile anlatıyoruz. Buna bir saatlik albüm için üretilen animasyon filmler de dahil. Bu kez şovda ilk defa grup olarak sahne alacağız. Bass gitarda Mehmet Özen ve davulda Berke Özcan var. Eğlenceli bir şov olacak.

Sonar’a gelecekler için hangi performansları kaçırmamalarını tavsiye edersin?
Max Cooper’ın görsel şovu için çok heyecanlıyım. Ayrıca Red Axes, Paul Kalkbrenner ve Actress’i de kaçırmak istemiyorum.

Sonar’da ayakta ve hayatta kalmak için bir  önerin var mı?
Bol bol su.

Elektronik müzik sahnesinde bayıldığın ve nefret ettiğin şeyler neler?

Dans pistindeki sinerjiye ve auraya bayiliyorum. Çok fazla örneği olmayan bir eşitlik, bir kolektif paylaşım söz konusu.
Bunun dışında partilerin ve etkinliklerin daha içerikli olmasını isterdim. İnsanların konser ya da kafe kültürünade olduğu gibi daha çok şeyler paylaşabildiği küçük alanlar ve ortamlar yaratılmasını isterdim.

Sonar İstanbul, 5-7 Mart, Zorlu PSM, sonaristanbul.com

RÖPORTAJ: Berna Abik

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here