Selda Bağcan: Yurtdışında benim için ‘Ne söylediğini anlamasak da katılıyoruz’ diyorlar

0
1394

49 yıl, 17 adet 45’lik, 10 LP ve 30 albüm… Türküleri, halk müziğini ve Anadolu rock’ı tüm dünyanın diline dolayan Selda Bağcan, ‘40 Yılın 40 Şarkısı’ serisinin ikinci albümünü çıkardı. Seriye dört albüm daha eklenecek ve Bağcan’ın muhteşem diskografisinden toplam 240 parça dinleyicileriyle yeniden buluşmuş olacak. Efsanevi sanatçıyla sekiz başlıkta hayat ve müzik yolculuğunu konuştuk. ZEYNEP GÜLER CEYLAN

Ünlü oyuncu Elijah Wood’un, hayranı olduğu Selda Bağcan’la tanıştığı an.

Selda Bağcan, profesyonel kariyerine başladıktan sadece bir yıl sonra, şarkı sözlerinden dolayı yasaklı isimler arasına girdi. Tam 20 yıl boyunca müziğini hep bu engellerle mücadele ede- rek yaptı. Yasaklandıkça daha çok sevildi, haksız yere cezalan- dırıldıkça gönüllere daha çok girdi. Bugün dünya çapında bir hayran kitlesine ve başarıya sahip. Albümlerde ve plaklarda

400’e yakın şarkı söyledi, İngiliz Rolling Stone dergisi tarafın- dan ‘100 Yılın 100 Efsane Divası’ listesine seçildi, The Times’ın ‘Dünya Müziğinde Yaşayan Efsanevi ve Tarihi Kadın Şarkıcı- lar’ listesinde yer aldı, yüzlerce uluslararası festivalde sahneye çıktı. Enerjisinden ve kararlılığından hiçbir şey kaybetmeden yolculuğuna devam eden Bağcan’dan hayat dersleri aldık.

Cem Karaca’yla yıllara yayılan köklü bir dostlukları vardı.

SESİNİN SIRRI

Bu işi bıraktığım gün kola içeceğim

“Sesimi korumamın dört formülü var: Birincisi, ömrümde sigara içmedim, sigara içen birinin şarkıcılık yapmaması lazım. Ses telle- rini mahveder sigara, üzerine katran gibi oturur. Teller iki kas birbi- rine çarparak ses çıkarır, üstü katranla kaplanınca iki odunun bir- birine çarptığı gibi ses çıkar. İkincisi, asitli hiçbir içecek içmem. Bunlar da ses tellerinin üzerinden kezzap gibi geçer. Kolayı çok sev- meme rağmen hiç içmedim, soda ve bira da içmem. Üçüncüsü, içti- ğiniz her şeyi oda sıcaklığında içmek ve yemek. Karpuzu buz- dolabından çıkardığınız gibi yiyemezsiniz, su içecekseniz de öyle. Son olarak da uyku düzeni. Bunlar hayatınızı kısıtlayan önlemler ama 50 yıldır bu işkenceye katlanıyorum ben (gülüyor.) Şarkıcılığı bırakırsam ilk yapacağım şey kola içmek olacak.”

Bağcan, şarkı sözleri nedeniyle 20 yıl yasaklı kaldı, defalarca mahkemeye çıktı, üç kez hapis cezası aldı.

DÜNDEN BUGÜNE YOLCULUĞU

Üç defa hapse girdim, daha ne olsun!

“15 Temmuz 1971’de çıktı ilk 45’lik plağım. Tam 49 yıl oldu. 2021’de 50’nci sanat yılım doluyor. Mutlaka hem albüm yapmayı hem de büyük bir konserle kutlamayı istiyorum 50’nci yılımı.
O kadar çok olay var ki beni etkileyen; Anadolu konserleri, yurt- dışı turneleri, yurtdışında şu son 10 yıldaki yükselişim… Üç defa hapse girdim zaten, daha ne olsun! 1972-92 arası yasaklıydım ben, tek kanal olarak TRT vardı, hiç çıkamıyordum. Kendi dirayetim ve gayretimle, besteler ve türkülerle buraya gelebil- dim. Şimdi yurtdışında benim için, ‘Ne söylediğini anlamasak da her söylediğine katılıyoruz’ diyorlar.”

948 doğumlu Bağcan, müziğe Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünde okurken başladı.

PANDEMİ DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI

Hedeflerime varamadan ölürsem diye korktum

“Karantina sürecinde çok dinlendim. Herkes gibi ölümden ben de korktum çünkü daha yapacağım şeyler var, eğer bunları yapama- dan ölseydim gözüm açık giderdi. Hedeflerime varamayacağım diye korktum. 65 yaş sınırına takılan gruptaydım. İstanbul’da evimin önünde yürüyüş yapabildim sadece. Bodrum’da kedilerim var, altı aydır gidemediğim için aklım onlarda. Şimdi gitmeye hazırlanıyorum. Yasaklı günlerde en çok arkadaşlarımla birlikte yemeklere gitmeyi özledim. Bu yemeklere ‘tango yemekleri’ derim ben, hani evde yapamazsınız da ancak restoranda yer- siniz… Dostlarımla birkaç kadeh şarap içip sohbet etmeyi çok özle- dim yani.”

SOSYAL MEDYA VE ORADAKİ POPÜLERLİĞİ

Yediğin yemeği paylaşmak ayıp olmuyor mu?

“Sosyal medya kullanımı ben yapmıyorum; ben ne tweet atmayı bilirim ne de mesaj yazmayı (gülüyor). Bunlarla menajerim il- gileniyor; o bana gösteriyor, ben de ‘Tamam, paylaş’ diyorum. Onu yaptım, buraya gittim, bunu yedim diye her saniye bir şey koyuyor- lar; bunları çok ayıplıyorum ben. Yemek yedikleri masaları payla- şıyorlar, masada envai çeşit yemek var. Bu ülkede milyonlarca insan aç yatağa gidiyor, işsiz bu insanlar. Senin bu yaptığın ayıp olmuyor mu? Ben sadece bilgi veriyorum işimle ilgili.”

Yılmaz Güney’le birlikte, 1979, İmralı.

“Benden sonra bu kulvarda bayrağı kime teslim ederim diye düşünmüyorum. 12 Eylül döneminde apolitik yaptılar insanları. Şimdi gençlik çok başka yerde. Bazı şarkılar güzel ama bazıları çok abuk sabuk.”

UNUTAMADIĞI KONSER

20 dakika boyunca geri çağırdılar

“Köln Arena’da 18 bin kişinin izlediği, ‘Bin Yılın Türkü- sü/1000 Bağlama-1000 Semah’ konserini hiç unutamam. ‘Uğurlar Olsun’ ve ‘Aldırma Gönül’ü söylemiştim, herkese bir şarkılık izin varken ben iki şarkı seslendirdim, sahneden inince 20 dakika beni alkışladılar geri getirmek için. Ben de tekrar çıktım sahneye. Sahnede aynı anda 2 bin 167 sanatçı olduğu için Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi bu konser.”

YENİ KUŞAK ŞARKICILARA BAKIŞI

Benden sonra bayrağı alacak kimse yok

“Benden sonra bu kulvarda bayrağı kime teslim ederim diye düşünmüyorum. 12 Eylül döneminde apolitik yaptılar in- sanları. Şimdi gençlik çok başka yerde. Bazı şarkılar güzel ama bazıları çok abuk sabuk. Benden sonra şu gelir diye kimi işaret edeyim? Hiç öyle biri yok, ben yine kendimi işaret edeyim en iyisi (gülüyor).”

SERİNİN İKİNCİ ALBÜMÜ

Serinin ikinci albümünde deyişlerden ve rock türkülerden oluşan 40 eser yer alıyor.

 

40 Yılın 40 Şarkısı-2

“Serinin bu ikinci bölümünde türküler ve deyişler yer alıyor. Birinci albümde tamamen hit şarkılar vardı. Bugüne kadar 400’e yakın şarkı söylemişim albüm ve plaklarda, bun- ları tekrar gün yüzüne çıkarıyoruz. Seçerken kendi per- formansımı beğendiğim, içime sinen şarkıları seçiyorum.”

DÜNYA GÜNDEMİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

Bitmedi Amerika’nın sömürmeleri!

“Çok üzülüyorum Amerika’da yaşananlara. Amerika adam ol- maz diye düşünüyorum. Sen kalk 300 yıl önceden getir o siyah insanları Afrika’dan, o zaman sömür, getirdiğin günden beri sömür; bitmedi sömürmeleri. Bizde imparatorluk mirası olduğu için bu anlamda bir ırkçılık yoktur, çeşitli millet- lerden insanlar birlikte yaşamayı öğrenmiştir burada.”

RÖPORTAJ: ZEYNEP GÜLER CEYLAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here