Türkiş Blokları’ndan dünyaya giden hat: 19T

0
888

Hâlâ “Rap müzik dinlemem de anlamam da” demekte ısrar edenlerdenseniz minik bir önerimiz var: Önyargılarınızı kapının dışında çıkarın, kulaklıklarınızı takın ve sakince Kamufle’nin 19T serisinde Deniz Tekin ile birlikte söylediği ‘Fugithora’yı dinleyin. Şarkının dilinize dolanması an meselesi… Dahasını merak edenleri ikiliyle yaptığımız karantinalı sohbete alalım. BERNA ABİK

KAMUFLE: Bu şarkı içedönük gözlemler yapmaya bir çağrı

 Albümün ismi olan 19T, Türkiş Blokları’ndan başlayıp Kadıköy’e varan otobüs hattının ismi. Bunun sizin için önemi nedir?
Yaşadığım semtin otobüs hattı 19T. Çocukluğumdan beri okula giderken, ilk albüm sözleşmemi yaparken, ilk konserime giderken, kısacası hayatımın en önemli adımlarını atarken hep o otobüse bindiğim için bende büyük bir ayrıcalığı var.

Klip şarkısı olan ‘Fugithora’nın anlamı ne?
‘Fugit hora’ ya da ‘hora fugit’, Latince bir deyiş. “Zaman akar” anlamına geliyor. Biz günlük düzlemde sabahtan geceye, uykudan uyanıklığa hayatımızı sürdürüyor; bir yandan da günlük hayatın ötesinde birtakım olaylar yaşıyor ve bir kimlik oluşturuyoruz. Adım bu, şu kadar yaşadım, şöyle bir insanım gibi. Şarkıda kullanıldığı haliyle ‘fugit hora’ günlük yaşamdan ve kendinden sıyrılıp kendine dışarıdan bakmaya, içedönük gözlemler yapmaya bir çağrı. İnsanın kendi içinde, kendini hikâyesinden bağımsız değerlendirebilen bir gözlemci yaratmanın ilk adımı.

Rap dinlemeyenler ve rap’e önyargılı olanlar bile bayıldı bu seriye! Daha önce yaptığınız işlerden farkı ne sizce?
Biraz klişe olabilir ama kesinlikle samimi müzikler. Şarkıları hazırlarken konuları gerçek hayatta herkesin karşılaştığı, yaşadığı ya da içinden kendi kendine kritik yaptığı zamanlarda dillendirdiği hikâyelerden seçtim. Herkes için bir terapi seansı olabiliyor. Dinleyenlere şifa olsun.

Karantina günlerinde evde vakit nasıl geçiyor?
Yeni şarkılar hazırlamaya başladım ve bakmadığım plaklarımı incelemeye aldım. Enstrümantal müzikler ve remiksler yapıyorum. Instagram üzerinden de canlı yayınlarla paylaşıyorum.

Bir röportajınızda “James Brown ilk hip-hop’çıdır benim için” diyorsunuz. Neden böyle düşünüyorsunuz?
James Brown şarkılarındaki groove ve serbest çağrışım müthiş bir enerji. Hitabet gücü yüksek bir sound. Hip-hop ilk yıllarında yani 1970’lerin sonunda James Brown, Soul Makossa, Gil Scott-Heron ve Funkadelic gibi isimlerin plaklarında loop ya da sample olarak kullanıldı. O yüzden böyle bir tezim var.

Türkçe alternatif müzik yapan ekipten kimleri seviyorsunuz?
Yüzyüzeyken Konuşuruz ve Gaye Su Akyol severim. Adamlar candır, Deniz Tekin’in hastasıyız. Ekin Beril’in son albümü gayet başarılı, Barış Demirel gönlümüzün efendisi. Büyük Ev Ablukada da çok iyi. Şimdilik aklıma gelenler böyle ama bunlar gibi birçok isim var. Ülkemizde çok güzel işler yapılıyor.

DENİZ TEKİN: Beni anlatan kelimeler detaycı, hızlı, dürtüsel

 Müzikle ilk buluştuğunuz, “Benim geleceğim bu olmalı” dediğiniz anı hatırlıyor musunuz?
Üniversite hazırlık senemde bazen deneme sınavlarını ekip, evde kayıt yapıyor ve bu kayıtları SoundCloud’a yüklüyordum. Sadece kendim için, eğlenmek için yaptığım şeyler bir süre sonra insanların ilgisini çekmeye başladı. Sanırım bu noktadan sonra bir hobi olmaktan çıkıp geleceği olabilecek bir yol gibi göründü.

‘Fugithora’ için Kamufle’yle nasıl bir araya geldiniz?
Çok ani oldu. Bir ara bir şeyler kaydederiz belki diye konuşuyorduk. Sonra bir akşam ‘Kamuf’ bana şarkının altyapısını attı. Bir-iki saat içinde ufak bir demo kaydedip yolladım, ertesi sabah şarkıyı kaydetmiştik.

Kendinizi sizi tanımayan birine anlatmak isteseydiniz seçeceğiniz anahtar kelimeler neler olurdu?
Detaycı, hızlı, dürtüsel. Biraz içekapanık biriyim.

Şarkı sözlerini yazarken nasıl çalışıyorsunuz?
Çoğunlukla söz ve müzik bir bütün olarak çıkıyor. İskeleti çıktıktan sonra çok büyük değişiklikler yapmıyorum. Sürecin dörtte üçü kafamda, dörtte biri emin olmaya yakın olduğum şeyi uygulayarak, düzenleyerek geçiyor. Genelde akşamları yazarım.

Gerçeklik sizin için ne ifade ediyor?
Farklı açılardan yorumlanabilecek bir dış yapı. Bütünüyle nesnel değil, ortak tecrübelerimize bakılırsa bütünüyle öznel de değil. Gerçeklik algımızı ya maruz kaldığımız olaylar değiştirir ya da kendi algımız ve otomatik tepkilerimiz üzerine düşünerek biz değiştiririz. Akışkan ve kırılgan bir şey biraz.

Son zamanlarda sizi rap dünyasının içinde görmeye başladık. Sırada ne var?
İnanın ben de bilmiyorum. Yeni bakış açıları edinebilmek ve tek bir türün, tek bir yaklaşımın içinde saplanıp kalmamak iyi geliyor, deniyorum.

RÖPORTAJ: BERNA ABİK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here