Usta fotoğrafçıların gözünden İstanbul’un karantinası

0
1225

Bu fotoğraflar sadece anı ölümsüzleştiren kareler değil, aynı zamanda arşivlerde yer alacak birer tarihsel belge. Üstelik İstanbul öyle fotojenik ki karantinalı halleri bile insanın kanını kaynatacak kadar güzel. Usta fotoğrafçılar Ali Kabaş, Mustafa Seven, Sinan Arslan ve Murat Baykara şehrin literatüre kazınacak hallerini İstanbul Life için görüntüledi.

FOTOĞRAF: ALİ KABAŞ

KÖPRÜDE SABAH

Gece, yavaşça siyah mantosunu sürükler

Vapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler

Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır

Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyle

Köprüde fersiz gözler açılır üzüntüyle

Sabah, ıstırap çeken kalplerin akşamıdır

Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal

İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal

Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda

Gecenin bir mehtabı andırırken sonları

Gemi fenerlerinin ziyadan bastonları

Kaybolur ağır ağır kurşunileşen suda

Paslı mızraklar gibi uyuklayan direkler

Bir gün yapacakları muhayyel cengi bekler

Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay

Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su

İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu

Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay

SABAHATTİN ALİ

FOTOĞRAF: MUSTAFA SEVEN 

İSTANBUL

Evin içinde bir oda, odada İstanbul

Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul

Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı

Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul

Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm

Çekmeğe başladı, oltada İstanbul

Bu ne biçim su, bu nasıl şehir

Şişede İstanbul, masada İstanbul

Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık

Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul

İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım

Nereye gidersen git, orada İstanbul

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

FOTOĞRAF: MURAT BAYKARA

SİSTE SÖYLENİŞ

Birden kapandı birbiri ardınca perdeler

Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?

Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden

Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden?

Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri

Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri

Bir devri lanetiyle boğan şairin ‘Sis’i

Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi

Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;

-Örtün! Müebbeden uyu. Ey şehr! -O beddua…

Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın

Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın

Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl

Berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl

Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın

Hiçbir zaman kader bizi senden ayırmasın

YAHYA KEMAL BEYATLI

FOTOĞRAF: MUSTAFA SEVEN

NEYDİ O BİR ZAMANLAR

(…)

İstanbul ve sen / sırılsıklam yaşananlar

Yanardöner bir ayna yeniden ruhum

Çengelköy’de yaz, unutulmaz erguvanlar

Gözlerinin sisinde sevdalı bir yolcuyum

Hayal meyal gemiler, dumanlı ilkbahar

İstanbul ve sen / ikinizden kalanlar

Tekrar tekrar ısrarla yaşayıp durduğum

Çengelköy’de yaz, unutulmaz erguvanlar

Rüya mıdır gerçek mi kendi kendime sorduğum

İstanbul ve sen / neydi o bir zamanlar

ATTİLÂ İLHAN

FOTOĞRAF: SİNAN ARSLAN

İSTANBUL

(…)

Ben istanbul’a çok benzerim sevgilim

Onca iştiha içinde onca keder

Çın çın bin ses imkanıyken

Sesin göbeğinden çatlayıp orada kaldığı yer

(…)

Gezmediğin yerlerim vardır mutlaka

Beklerim, yeraltı mağ’raları

Bir ayağım geçmişte kalmış alamam

Öbürü koduğun bahtımmış, eline ayarlı

Sevgilim kış düşmüş dünyaya içimden

Eve nasıl varayım!

Bir kovuk, bir obruk oldum

Üstüm başım kar, yollar kapalı

BİRHAN KESKİN

 

İstanbul Life yeni sayılarının evinize gelmesini istiyorsanız TIKLAYIN

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here