Yüksekteki karıncalar

0
216

Evde geçirilen bitmek bilmez günler, meçhul mesafelere dalıp giden bakışlar, martılara imrenmek, eriyip birbirine karışan ışıklar, sınırını, hacmini, rakamlarını unutan zaman… Altıncı katta, ekmek kırıntılarını taşıyan binlerce karıncayı saatlerce durup izlemek sonra… Ve anlamak: Ölüm istediği kadar kol gezsin, hayat da, her daim, her yerde! MURAT UYURKULAK

On üç yıldır bu evdeyim. Kurtuluş’ta… Öncesinde her yıl en az bir taşınma tecrübe etmiş biri için epey istikrarlı bir zaman. Kartal yuvası gibi burası. Altıncı katta… Kurtuluş Caddesi’ne değil, arka tarafa, Harbiye tarafına bakıyor. Rakım farkından dolayı hayli yüksekten bir bakış bu. Sadece Harbiye’yi görmüyor. Eminönü’nden Levent’e kadar, neredeyse 180 derecelik bir manzara. Koca bir vadi yani… Sissiz, çok berrak havalarda, Kınalıada’yı bile seçmek mümkün oluyor. Arada bir, karşı yamaçların aşağısında gizlenen Boğaz’dan geçen gemilerin, vapurların düdüklerini duymak da…

Ama esas, gecesi güzel bu manzaranın. Işıklar yandığında, bir renk cümbüşü konuyor pencereye. Kimi kederli, kimi şenlikli, kimi loş, kimi parlak haneler, oteller, sokaklar… Gezi Parkı civarında her daim tuhaf bir karanlık, heyecanlı şeyleri hatırlatan… Yürünen yolları, doldurulan meydanları, içilen biraları, rakıları, kahkahaları, gözyaşlarını, şu karantina günlerinde, ince bir kalp sızısı eşliğinde özleten…

Evde geçirilen bitmek bilmez günler, meçhul mesafelere dalıp giden bakışlar, martılara imrenmek, eriyip birbirine karışan ışıklar, sınırını, hacmini, rakamlarını unutan zaman… Altıncı katta, ekmek kırıntılarını taşıyan binlerce karıncayı saatlerce durup izlemek sonra… Ve anlamak: Ölüm istediği kadar kol gezsin, hayat da, her daim, her yerde!

YAZI: MURAT UYURKULAK

Murat Uyurkulak bu yazıyı penceresinden gördüğü manzaraya bakarak yazdı.

GÜNDÜZ VASSAF’IN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ASLI TOHUMCU’NUN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here