Ana SayfaYAŞAMEvde kal, kitapsız kalma

Evde kal, kitapsız kalma

Suçlulara cezalarını vermeye geldiler
İstanbul’da birbiri ardına işlenen kanlı cinayetleri çözmeye kararlıdır Suat Komiser. Vahşice öldürülen ama ölüme direnmemiş görünen erkekleri birbirine bağlayan nedir? Katil cesetlerin yanına neden beyaz kasımpatıları bırakır? Elçin Poyrazlar’ın yeni kitabı ‘Ecel Çiçekleri’ cezasız kalan vahşetin, adaletin ve intikamın romanı…

 

Uygarlığı değiştiren kedi ve köpekler
Mundi Yayınları, Sam Stall imzalı iki şahane kitabı buluşturuyor okurlarla. Biri ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi’, diğeri ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek’… Tek bir köpeğin, tarihin akışını değiştiremeyeceğini sanıyorsanız, Büyük İskender’i bir filin ayakları altında ezilmekten kurtaran köpeği Peritas’la henüz tanışmamışsınız demektir. Ya da Fransa ile Rusya arasında savaş çıkmasına yol açan İtalyan tazısı Biche’le… Tarih boyunca bilim, tarih, sanat ve pek çok diğer alana katkıda bulunan kedilerin hikâyelerini de zevkle okuyacaksınız.

 

Zor Zamanlar
“80 yaş günlüklerini planladığımda korona yoktu, ama günlük yazılıyorsa o günlerin başat konusunu atlamak mümkün değildir. Metin, ister istemez 80 yaş korona günlükleri’ne dönüştü” diyor Oya Baydar yeni kitabı ‘80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri’ için. Baydar, Can Yayınları’nın bastığı eserinde korona vesilesiyle dünyanın, ülkenin hallerine yaklaşıyor, özellikle de nasıl bir gelecek sorusuna ve kaygısına ilişkin sorular soruyor ve cevaplar getirmeye çalışıyor.

 

Polisiyeciler, ‘Meraklı Adam’ın peşinden gidebilir
Mehmet Eroğlu, ‘İyi Adamın On Günü’ ve ‘Kötü Adamın On Günü’ ile başlattığı polisiye kurgunun nevi şahsına münhasır kahramanlarını, nefes kesen yeni bir serüven için buluşturuyor. İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘Meraklı Adamın On Günü’, eski avukat Sadık Demir’in, biraz edebi iştigal ama en çok merak sonucu çıktığı yolda üç muammayı çözmek için geçirdiği 10 günün hikâyesi. Tabii bu dönem koronanın pek çok kitaba da damga vurduğunu hatırlatalım. İşte bu romanda da korona günlerinde, maske karaborsaya düşmüş ve halk korkuyla eve kapanmışken, Yansın Bu Dünya mahlaslı TikTok fenomeni genç bir kadın gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşla birlikte sosyal medyanın sanal âlemi ile gerçek hayatın acımasız yüzü arasındaki esrar perdesi aralanmaya başlar.

 

“1969’da kadınları ve alkolü bıraktım. Hayatımın en kötü yirmi dakikasıydı”
Futbolun henüz bir endüstriye dönüşmediği yıllar… Genç yaşında Manchester United gibi İngiltere ve dünya futbolunun en büyük kulüplerinden birine transfer olan George Best, kişiliği, özel hayatı ile sürekli medyanın gündeminde olan bir futbolcu. Kimi zaman göklere çıkarılıyor, kimi zaman ölüm tehditleri alıyor. Tüm bunların yanı sıra bir yerde futbol konuşuluyorsa, konuşulanlardan biri mutlaka George Best olacaktır. Futbolcu kimliği kadar özel hayatıyla da sürekli medyanın ilgi odağı olmuş ‘renkli’ bir futbolcu Best’in hayat hikâyesini İnkılâp Yayınları tarafından basılan ‘Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası’nda usta biyografi yazarı Duncan Hamilton’ın kaleminden okuyacaksınız.

 

Rapçiden yaşam koçuna insan manzaraları
Milliyetçi rapçisinden muhafazakâr baristasına, dilencisinden yaşam koçuna, sabah programı starından sözlük yazarına birbirinden farklı insanların hikâyeleri bir noktada kesişir. Hırsları, açgözlülükleri, tamahkârlıkları ve bastırılmış hınçları eşliğinde günümüz Türkiye’sinin insan portrelerini ‘Her Zerre Kara’ kitabında Özen Yula’nın akıcı dilinden okuyabilirsiniz.

 

Burada vicdan azabı yok!
Minneapolis’in sakin banliyölerinden birinde yaşayan Luke Ellis, bir gece yarısı evine giren davetsiz misafirler tarafından kaçırılır. Luke, penceresi olmayan fakat tıpkı kendisininkine benzeyen bir odada gözlerini açar. Ve kapısını açıp dışarı çıktığında onun gibi özel yetenekleri yüzünden buraya getirilen birçok çocuğun odalarının sıralandığını görür. Tam da Stephen King kalemi değil mi? Yazar, Altın Kitaplar’dan çıkan ‘Enstitü’de özel yeteneklere sahip çocukların tutulduğu bir hapishane, onlardan adeta intikam almaya yemin etmiş bir müdür ve insafsız personelin acı dolu yuvasını anlatıyor.

 

Hazırlanın, 90’lı yıllara dönüyoruz
Sinem Sal, Kara Karga’dan çıkan yeni kitabı ‘Bizim Zamanımız’da, hüzünden ve neşeden beslenerek, sizi doksanlı yılların sıradan bir mahallesinde geçen sıradan olmayan bir maceraya davet ediyor. ‘Bizim Zamanımız’, doğduğu sokaktan çıkamayanların, sadece gülerek acıyla baş edebilenlerin, milenyuma girmeyi dört gözle bekleyenlerin, şarkılardan ve büyülerden medet umanların, televizyondakiler dışında “Bugün nasılsınız?” diyeni olmayanların, âşık olunca geçer sananların, kendi enkazına sahip çıkanların, küçük bir tuhafiye dükkânını ayakta tutmaya çalışırken ayağa kalkan bir anne-kızın ve tanıdık bir mahallenin kadınlarının hikâyesi.

 

Ne yiyeceğini şaşıranlara!
Ağrılarınız geçmiyor, her yemekten sonra karnınız şişiyor, glüten tüketince hastalanıyorsunuz, ailenizde alzheimer var ve siz gelecekte beyniniz sağlam kalsın istiyorsunuz. İşte, Dr. Banu Taşcı Fresko’dan tam size göre bir kitap. Fresko, Doğan Kitap’tan çıkan ‘Ne Yiyeceğimi Şaşırdım’da besinlerin temel özelliklerini, beyin sağlığı ve kronik enflamasyondaki rollerini anlatıyor. Esra Kaftan da bu bilgiler ışığında birbirinden lezzetli tarifler hazırladı.

 

Ve karşınızda Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları’nın 2021 sürprizlerinden biri Amin Maalouf’un ‘Empedokles’in Dostları’ kitabı… Maalouf, 2012’de yayımladığı ‘Doğu’dan Uzakta’dan sonra kaleme aldığı bu romanında insanlığın sonu, uygarlıkların kendini yok etmesi gibi olguları işliyor, nükleer savaşın eşiğine gelmiş dünyayı tasvir ediyor.

 

Ölümünün 8. yılında Ferdi Özbeğen
‘Bir Başkadır’ dizisiyle şarkılarını yeniden mırıldanmaya başladık. İçten bir saygınlık ve zarafet eşliğinde söylediği şarkıları ve sahnesiyle insanlara hoşça vakit geçirtmeye adanmış bir ömürdü Ferdi Özbeğen’inki. Çok satan plak ve kasetleriyle bir kült. Gazeteci ve organizatör Ali Rıza Türker, dostu Ferdi Özbeğen’i h20 Kitap’tan çıkan ‘Şöhret Dediğin’ kitabında anlattı.

 

Mimar Doğan’lar…
Bu kitabı alın ve kitaplığınızın başköşesine koyun. Türkiye’nin kültür ve mimarlık hayatını uzun yıllara yayılan üretimleri ve benzersiz katkılarıyla zenginleştiren üç kıymetli mimar, Doğan Kuban, Doğan Tekeli, Doğan Hasol, 2010 ve 2015 yıllarında Cumhuriyet gazetesi için bir araya gelip İstanbul ekseninde mimarlık ve kent politikaları üzerine söyleştiklerinde, bu buluşma geniş yankı uyandırmıştı. Mimarlık dünyasının bu üç önemli figürü beş yıl aradan sonra yine Ceren Çıplak Drillat’ın soruları eşliğinde söyleşilerini kaldıkları yerden sürdürüyor, mimarlık ve kentleşmeye dair pek çok güncel konuyu tartışmaya açıyor. Mimarlığın kültür ve teknolojiyle, inşaatın ekonomiyle ilişkisinden kentleşme ve kentlileşme sorunlarına uzanan geniş bir yelpazede görüşlerini dile getiriyorlar. Kırmızı Kedi’den çıkan kitapta, ünlü mimarlar yaşadıkları kentle geçmişten bugüne mimar olarak kurdukları ilişkiden hareketle İstanbul’un kentleşmeyle ilgili sorunlarını masaya yatırıyor, kentin geleceği üzerine düşünürken bir yandan da kurdukları hayalleri dile getiriyorlar.

 

Alıştığımız gibi değil, peki nasıl?
Sokağa çıkma yasakları, kapanan okullar, ofise dönüşen evler… Artık hiçbir şey alıştığımız gibi değil. Özellikle de çocuklu aileler ve öğretmenler için. Psikolog Seçil Akaygün Cüntay ve Şükran İlimsever Başarır’ın daha rahat bir pandemi süreci için rehber olacak yeni kitabı ‘Alıştığımız Gibi Değil’ çocuklu ailelere yardımcı olacak öneriler içeriyor. Uzaktan eğitim sistemiyle eve kapanan, arkadaşlarından uzak kalan çocukların ve çocuklarla birlikte evden çalışmaya başlayan ebeveynlerin ruh sağlığını bozmadan süreci atlatmalarını sağlayacak bu kitap yaşanabilecek sorunları ve uygulanabilecek çözümleri bir bir sıralıyor.

 

Tırışkadan işler
Geçen eylülde hayata veda eden ünlü Amerikalı antropolog ve anarşist aktivist David Graeber, Everest Yayınları’ndan çıkan ‘Tırışkadan İşler’ kitabında, sahip olduğumuz işlerin dünyaya bir faydası olup olmadığı üzerine düşünmemizi sağlıyor. Biraz sarsılabilirsiniz.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Populer Yazılar